Paris

Fransa Vizesi

Fransa’ya gitmek için bordo pasaport sahiplerinin Schengen vizesine ihtiyacı var. Fransa, vize işlemleri için VFS Global adında bir şirketle anlaşmalı. Vize başvurunuzu İstanbul için Harbiye’deki ofislerine yapıyorsunuz. VFS Global’in internet sitesinden vize başvurusu için gerekli belgeleri öğrenebilir ve randevu alabilirsiniz. Evraklarınız ve pasaportunuzla birlikte randevu saatinizde gittiğinizde kapıda isminizi kontrol ederek size sıra numarası veriyorlar. Sıranız geldiğinizde görevli önce evraklarınızı kontrol ediyor, pasaportunuzu nasıl geri alacağınızı soruyor. Eğer kuryeyle gönderilmesini istiyorsanız ayrıca ücret ödemeniz gerekiyor. Eğer kendiniz VFS Global’in ofisinden teslim alacaksınız vize ücretini ve VFS Global’in hizmet bedelini ödemeniz yeterli. Evraklarda eksik olmaması durumunda evraklarınızı bir zarfa koyup vize ücretini ve VFS Global’in hizmet bedelini ödemeniz için görevli sizi gişeye yönlendiriyor. Ücreti ödedikten sonra size verilen ödendi kaşeli kağıtla birlikte parmak izinizin alınması için bir sıra numarası veriliyor. Sıranız geldiğinde hem parmak iziniz hem de pasaportunuzun üzerine basılacak fotoğrafınızı çekiyorlar(vize başvurusunda ayrıca 2 fotoğraf veriyorsunuz), evraklarınızı alıyorlar. Böylece süreç tamamlanıyor. Size verilen bir kağıdın üzerinde başvuru takip numarası yer alıyor, görevli başvuru esnasında bu alanı gösterecektir. Bu numarayla başvurunuzun durumunu VFS Global’in sayfasından takip edebiliyorsunuz. Pasaportunuzu kendiniz alacaksanız, bu alandan pasaportunuzu takip ederek eğer VFS Global’e ulaştıysa teslim almaya gidebilirsiniz.

Eğer pasaportunuzu siz teslim alamayacaksınız, vereceğiniz bir vekaletle üçüncü bir kişinin pasaportunuzu almasını sağlayabilirsiniz. Sizin ve pasaportunuzu teslim alacak kişinin kimlik fotokopilerini ve teslim almasına izin verdiğinizi belirten bir dilekçeyi başvuru sırasında görevliye teslim etmeniz yeterli.

Detaylı bilgi için VFS Global’in internet sayfasına göz atabilirsiniz. Sayfaya ulaşmak için lütfen tıklayın.

Paris Metrosu

Dünyanın en eski ve büyük metrolarından biri. İlk hattı 1900 yılında inşa edilmiş, bugün toplam 16 hattı mevcut. Metronun Paris’teki adı Metropolitan. Metro istasyonlarının girişlerinde ağırlıklı olarak bu yazıyı ya da kısaca Metro yazısını göreceksiniz. Çok geniş bir metro ağına sahip olan Paris’te gitmek istediğiniz her yere metro ile gidebilirsiniz. Ben iki Paris seyahatimde de bir sorun yaşamadım ama genel olarak geceleri metronun çok tekin olmadığını duydum.

Paris Metrosu
Paris Metrosu

Bilet alımı çok kolay. Her istasyondaki bilet makinalarından nakit ya da kredi kartıyla bilet alabilirsiniz. 1 adet ya da 10 adet bilet alma seçenekleri var ya da 5-7 günlük sınırsız bilet alabiliyorsunuz. Bilet makinasından fiyatlarına bakıp sizin için uygun olan bileti alabilirsiniz. Ek bilgi; 10 adet bilet aldığınızda size 10 kullanımlık tek bilet vermiyor. 10 adet bilet veriyor. O yüzden bir kişi kullanmak zorunda değil. Biz çoğunlukla yürüdüğümüz için 5 kişi toplam 30 adet bilet aldık, bizim için yeterli oldu. 10 tanesine 13.30 Euro ödedik.

Paris metrosunun internet sitesine ulaşmak için lütfen tıklayın.

Metro haritasına ulaşmak için lütfen tıklayın.

1.gün

Paris’te iki adet havaalanı var. Pegasus Orly, THY ise Charles De Gaulle Havaalanı’na iniyor. Her iki havaalanından da şehir merkezine metroyla ulaşım var. Paris’e iki kez gittim, ikisinde de Charles De Gaulle havaalanı bana çok boş geldi.

Charles De Gaulle Havaalanı
Charles De Gaulle Havaalanı

Genel olarak sakin bir havaalanı sanırım. Bavulunuzu alıp çıktığınızda taksi tabelalarını izleyerek şehir merkezine giden taksilere ulaşabilirsiniz. Biz 5 kişi olduğumuzda 5 kişilik taksi istediğimizi söyledik. Ona göre daha büyük bir taksi geldi. 5. kişi için 2 Euro ve 2. bavuldan sonra da bavul başına 1 Euro ekstra ücret alıyorlar. Otelimiz(Concorde Montparnasse) Montparnasse Kulesi’ne çok yakın bir yerdeydi. Şehrin güney bölümü olan 15.mahallede yer alıyor. Daha önceki Paris seyahatimde de bu otelde kalmıştım. Temiz, sessiz sakin bir otel. Sabah kahvaltıları da Fransa için düşünürsek çok başarılı.

Concorde Montparnasse
Concorde Montparnasse

Montparnasse

İlk gün yol yorgunluğu nedeniyle Montparnasse’ın etrafını gezerek günü tamamladık. Montparnasse’ta, 2011’e kadar Paris en yüksek binası olarak geçen Montparnasse Kulesi(Fransızcası : Tour Montparnasse) var. Montparnasse Kulesi 1969-1973 yılları arasında yapılmış 210 metre uzunluğundaki bir kule. En üst katı olan 56.katta şehir manzaralı bir restaurant(Tour Montparnnase 56)bulunuyor. Buraya çıkıp hem şehri izleyebilir hem de yemek yiyebilirsiniz. Montparnasse Kulesi konum olarak Eyfel Kulesi’nin tam karşısında yer alıyor. Parisliler “Şehrin en güzel manzarası Montparnasse Kulesi’nden görünüyor, çünkü oradan baktığınızda Montparnasse Kulesi’ni görmezsiniz.” diyorlarmış. Şehrin silüetini bozduğu düşünülüyormuş. Şık bir bina değil gerçekten. Kulenin en üst katına çıkmak kişi başına 14 Euro.

Montparnasse Kulesi’nin internet sitesine ulaşmak için lütfen tıklayın.

Kulenin hemen yanında, şehirlerarası giden trenlerin kalktığı Montparnasse Garı(Gare de Paris-Montparnasse) var. İçerisinde ufak büfeler ve Starbucks var. Garın içinden ayrıca M4, M6, M12, M13 metro hatları geçiyor.

Montparnasse Kulesi’nin ve garın olduğu alanda yemek yiyebileceğiniz bir çok restaurant var. Biz Pizza Pino ve Pizza Roma’da yedik. İkisinden de memnun kaldık.

Montparnasse Kulesi’nin hemen yanında Galeries Lafayatte alışveriş mağazası var. Burası Paris’teki iki Lafayatte’ten biri. Asıl eski ve büyük olan Lafayette Haussmann Bulvarı üzerinde yer alıyor.

Montparnasse Kulesi’yle Lafayette’nin arasına geldiğinizde sağdaki sokaktan ilerleyin, yazın kalabalık restaurantlar ve caféler göreceksiniz. Sokağın adı Boulevard Edgar Quinet. Özellikle akşam saatlerinde buralar cıvıl cıvıl oluyor. Eğer oteliniz bu civarlardaysa uğramanızı tavsiye ederim. Galeries Lafayatte’nin etrafında da birçok restaurant var.

2.gün

Trocadéro, Champ de Mars Parkı ve Eyfel Kulesi

Paris’e gelip Eyfel Kulesi’ne gitmeden olmaz. Eyfel’in en güzel göründüğü yer, Eyfel’in önündeki Champ de Mars Parkı ve Trocadéro metro durağından çıktıktan sonra soldaki avlu. Yalnız güneşin konumundan dolayı, öğleden önce Trocadéro’ya giderseniz güneş Eyfel’in arkasında olduğundan fotoğraflar güzel çıkmıyor. O yüzden öğleden önce gidiyorsanız Champ de Mars daha mantıklı. Öğleden sonra ise tam tersi. Tabi bu bilgiler Ekim ayı için geçerli :)

Önce Trocadéro Metro İstasyonu’na gitmek için yola koyulduk. Trocadéro ismini 1823’te Fransa’ya karşı isyan çıkaran İspanyollar’ı bastıran Fransız ordusunun adından almış. Şu anda yerinde Chaillot Sarayı bulunuyor, eskiden Trocadéro Sarayı varmış. Chaillot eskiden NATO’nun da genel merkeziymiş. Sarayda şu anda Ulusal Chaillot Tiyatrosu ve 2 adet müze bulunuyor.

Champ de Mars Parkı
Champ de Mars Parkı-İlerdeki büyük siyah bina Montparnasse Kulesi

Trocadéro’dan Eyfel’in fotoğraflarını çektikten sonra önündeki merdivenlerden inip Sen Nehri’ne ve Eyfel’e doğru yürümeye başladık. Nehir üzerinde onlarca köprü var, hepsi de çok güzel. Eyfel’in önüne geldiğinizde de mutlaka Trocadéro’nun fotoğrafı çekmenizi tavsiye ederim. Ayrıca Sen Nehri üzerinde işleyen tekne turlarına binebilirsiniz. Eyfel Kulesi’nin önündeki iskeleden hareket eden turlar mevcut.

Gelelim Eyfel Kulesi‘ne(Fransızca : Tour Eiffel). Fransa’nın simgesi Eyfel Kulesi 1887-1889 yılları arasında Gustave Eiffel’in firması tarafından, Fransız Devrimi’nin 100. yıl kutlamaları için düzenlenen Paris fuarının giriş kapısı olarak inşa edilmiş. Üst bölümündeki antenle birlikte 324 metre uzunluğunda, 124 metre enindeymiş. 1889 yılındaki açılış tarihinden önceki 5 ayda 1,9 milyon kişi ziyaret edince, yıl sonuna kadar toplam masrafın 3/4’ü çıkartmış. 3.000 işçiyle 26 ay süren bir çalışmayla tamamlanmış. Parisliler Eyfel Kulesi’ni Demir Bayan olarak adlandıyorlar. İlk başlarda Gustave Eiffel, kulenin sadece 20 yıl kalması için müsaade almış. Ancak iletişim için çok uygun yüksekliği olduğundan kalmasına izin verilmiş.

Eyfel Kulesi
Eyfel Kulesi
Eyfel Kulesi'nin Yanındaki Park
Eyfel Kulesi’nin Yanındaki Park
Eyfel Kulesi
Gece – Eyfel Kulesi

Hava karardıktan sonra her saat başa Eyfel’de ışık gösterileri yapılıyor. Trocadéro’ya gidip izlemenizi tavsiye ederim. Işık gösterisinin olduğu videoya ulaşmak için lütfen tıklayın.

Eyfel Kulesi Bilet Alımı

Kuleye çıkmak için maalesef çok uzun süre kuyrukta bekleyebiliyorsunuz. Özellikle yaz saatlerinde 2 saati geçen sürelerden bahsediyorum. Ama Eyfel Kulesi’nin sayfasında tarih ve saat belirterek bilet alma şansınız var. Uzun süre kuyruk beklememek için mutlaka önceden bilet almanızı tavsiye ederim. Yalnız bu biletler de sınırlı sayıda çıkıyor, o yüzden seyahat tarihleriniz kesinleşir kesinleşmez biletinizi mutlaka alın. İnternet sitesine girdiğinizde Tickets yazısını tıklayıp, Buy Your Eiffel Tower Tickets-Individual Rates bölümünden devam edebilirsiniz. 20 kişiden fazlası için bilet alacaksanız Group Rates bölümüne girmeniz gerekiyor.

Bilet tipi olarak iki seçenek göreceksiniz.

Lift entrance ticket with access to the Summit : İlk önce asansörle Eyfel’in 2.katına çıkıyorsunuz. Daha sonra tekrar sıraya girip, 2. asansörle kulenin en üst noktasına çıkıyorsunuz.
Lift entrance ticket with access to 2nd floor : Sadece Eyfel’in 2.katına çıkabiliyorsunuz.

Biletinizi kuyruğa girerek aşağıdan da alabilirsiniz. Eyfel’e çıkabilmek için 2 asansör, 1 de merdivenle çıkma seçeneği var. Asansörle çıkmak için fiyatlar kişi başı 14.50 Euro. Merdivenle çıkmanız durumunda ücreti de bekleme sırası da daha az ama baya yorgunluk oluyor. Ben ilk gittiğimde merdivenle çıkmıştım, hatta Adolf Hitler’in Paris’e geldiğinde asansör bozuk olduğundan merdivenle Eyfel Kulesi’ne çıktığını okumuştum ama bir sonraki gidişimde tereddüt etmeden asansör için bilet aldım. Toplamda 1665 basamak çıkmanız gerekiyor. Merdiven bileti 2.kata kadar geçerli. En üste çıkmak istiyorsanız sonrasında tekrar bilet alıp asansöre biniyorsunuz.

İnternetten bilet almanız durumunda seçtiğiniz saatte, Eyfel’in Sen Nehri tarafında soldaki camekanlı, girişinde bayrak olan bölümünden giriş yapıyorsunuz. Giriş saatinden 10-15 dakika önce orada olmanız iyi olacaktır. Benim tavsiyem hava kararmasına 1 saat kala Eyfel’e çıkıp, Paris’in hem gecesini hem de gündüzünü görmeniz. Eyfel Kulesi’nin internet sitesine ulaşmak ve bilet almak için lütfen tıklayın. Aldığınız bileti evde bastırıp Eyfel’e götürüyorsunuz. Barkodu okuttuktan sonra, asansöre yönlendiriliyorsunuz. Bileti önceden almanıza rağmen 20 dakika kadar beklemiştik, çok yoğun oluyor maalesef.

Ulaşım : Eyfel’e en yakın durak Bir Hakeim durağı. Bu durakta indiğinizde Eyfel’e yürümek için karanlık bir yoldan 10 dakika kadar yürümeniz gerekiyor. En fazla yan kesiciliğin olduğu yer de burasıymış. Ben iki Paris gezimde de gittim, bir sorun yaşamadım ama yine de tedbirli olmakta fayda var. Bir Hakeim durağından M6 metro hattı geçiyor. Bunun dışında Trocadéro metro durağından M6 ve M9 hatları, Champ de Mars parkının yakınındaki École Militaire durağından ise M8 hattı geçiyor.

Zafer Takı

Eyfel’den sonra Zafer Takı‘nı(Arc de Triomphe de l’Étoile) görmek üzere metroya yürüdük. Napolyon Bonapart, Austerlitz Savaşı’nda galip gelen Fransız  askerlerinin Paris’e geri dönüşünde Zafer Takı’nın altından geçerek döneceklerini söylemiş ve 1806 yılında Zafer Takı’nın yapılmasını emretmiş. Zafer Takı’nın yapımı 1836 yılında tamamlanmış ve 1840 yılında Napolyon Bonapart’ın mezarı Zafer Takı’nın altında geçirilmiş.

Zafer Takı
Zafer Takı

Zafer Takı’nın dört tarafında savaşı anlatan heykeller var. Savaşa gidiş, Zafer, Direniş ve Barış anlatılıyor.

Bilet alarak Zafer Takı’nın üst kısmına çıkabilir, Paris manzarasını izleyebilirsiniz. Biletleri kişi başı 11,10 Euro.

Ulaşım : M1, M2 ve M6 metro hatlarının Charles de Gaulle-Étoile durağında inip Zafer Takı’ya ulaşabilirsiniz.

Zafer Takı’nın internet sayfasına ulaşmak için lütfen tıklayın.

Bilet almak için lütfen tıklayın.

Şanzelize Caddesi

Paris’in en ünlü alışveriş caddesi olan Şanzelize(Fransızca : Champs Élysées) Zafer Takı’dan başlıyor ve Concorde Meydanı’na kadar 1.9 km boyunca devam ediyor. Zafer Takı’dan aşağıya doğru yürüdüğünüzde ünlü mağazalar, restaurantlar ve caféler göreceksiniz. Cumartesi gece 3’te  Şanzelize’ye geldiğimizde bile iğne atsanız yere düşmeyecek bir araç trafiği vardı. Her daim kalabalık ve canlı bir yer. Özellikle gece buraya gelip cafélerinde oturmanızı tavsiye ederim.

Şanzelize Caddesi Üzerinde Louis Vuitton Mağazası
Şanzelize Caddesi üzerindeki Louis Vuitton Mağazası
Şanzelize Caddesi
Şanzelize Caddesi

Paris’in Moulin Rouge gibi ünlü olan Lido Show Şanzelize’de bulunuyor. Fiyatları pahalı ama Youtube’dan izlediğim kadarıyla güzel bir show.

Lido Show’un internet sitesine ulaşmak için lütfen tıklayın.

Ulaşım : Şanzelize boyunca 3 tane metro istasyonu var. Zafer Takı’ya en yakın olanı 1 nolu hattın geçtiği George V istasyonu. Şanzelize’nin ortasında 1 ve 9 nolu hatların geçtiği Franklin D. Roosevelt istasyonu, sonlarına doğru ise 1 ve 13 nolu hatların geçtiği Champs-Élysées – Clemenceau istasyonu var.

Grand Palais ve Petit Palais

Champs-Élysées – Clemenceau metro durağını geçtikten sonra sağda Winston Churchill Caddesi(Avenue Winston Churchill)’nden içeriği girdiğinizde sağda Büyük Saray (Grand Palais), solda ise Küçük Saray(Le Petit Palais) bulunuyor. Her iki bina da 1900 yılında inşa edilmiş, kültürel aktiviteler için kullanılıyor. İnternet sayfalarından seyahat tarihlerinizde hangi aktivitelerin olduğunu inceleyebilirsiniz.

Grand Palais
Grand Palais-Büyük Saray

Büyük Saray’ın internet sitesine ulaşmak için lütfen tıklayın.

Küçük Saray’ın internet sitesine ulaşmak için lütfen tıklayın.

3. Alexandr Köprüsü ve Les Invalides

3. Alexandr Köprüsü
3. Alexandr Köprüsü

Buradan Sen Nehri’ne doğru yürümeye devam ettiğinizde karşınıza 3.Aleksandr Köprüsü(Fransızcası : Pont Alexandre III) çıkacak. Köprü adını 1982 yılında Rus-Fransız İttifakı’nı sağlayan 3.Alexandr’dan almış. İnşası 1896-1900 yılları arasında tamamlanmış. Üzerinde birçok heykel bulunuyor. Köprüyü geçtiğinizde karşınıza büyük bir yeşil alan ve tam karşıda Les Invalides çıkacaktır.

Les Invalides’in içinde çoğunluğu Fransa’nın askeri tarihiyle ilgili binalar topluluğudur. 1670 tarihinde 14. Louis’in emriyle yapılmasına karar verilmiş. Monarşinin savunması için canını verenlerin onuruna ve 14. Louis döneminde gazi olan, kanlarını akıtan askerlerin kalan günlerini sükûnet ve rahatlıkla geçirebilmeleri için inşa edilmiş. Günümüzde de gazileri ağırlamaya devam ediyor, ayrıca içerisinde birçok sayıda müze bulunuyor. Ayrıca çok sayıda ünlü Fransız askerinin ve Napolyon Bonapart’ın mezarı da burada bulunuyor. Les Invalides’in içinde altın motiflerle süslü Saint-Louis-des-Invalides Katedrali en dikkat çeken yapı.

Les Invalides’in bahçesindeki topların namluları Élysée Sarayı’na doğru yönlendirilmiş. Bunun sembolik anlamı Fransa’da halkın egemenliğinin bulunduğu ve her zaman silahları tekrar ele geçirebileceklerinin Élysée Sarayı’ndakilere uyarısıymış. Élysée Sarayı’nda Fransa Cumhurbaşkanı ikamet ediyor. Élysée Sarayı’na ulaşım : Küçük ve Büyük Saray’a ulaşmak için Şanzelize’den sağa dönmüştük. Sağa dönmeyip soldaki sokaktan devam ettiğinizde sağdaki ilk sokakta sarayın kapısını göreceksiniz.

Ulaşım : Les Invalides’e yakın iki metro istasyonu var. M8 hattı La Tour Maubourg durağından, M13 hattı ise Varenne durağında geçiyor.

Sen Nehri
Sen Nehri

3.gün 

Concorde Meydanı(Place de la Concorde), Madeleine Kilisesi(L’église de la Madeleine) ve Tuilereis Parkı(Jardin des Tuileries)

Concorde Meydanı
Concorde Meydanı

Concorde Meydanı

Meydanın doğu cephesinde Tuilereis Parkı var. Louvre müzesi ile Concorde Meydanı’nın arasında yer alıyor. 1564 yılında yapılan ve 1871 yılında yıkılan Tuileries Sarayı’nın bahçesiymiş.

Meydanın batı cephesinde Şanzelize Caddesi yer alıyor.

Meydanın kuzeyinde Rue Royale(Kraliyet Caddesi), caddenin sonunda da Madeleine Kilise yer alıyor. Rue Royale’in sağında Fransız Denizcilik Bakanlığı, solunda ise 1909 yılında açılan Hotel de Crillon bulunuyor. Kuzeybatıda ise Amerika Birleşik Devletleri’nin konsolosluğu var.

Madeleine Kilisesi

1806’da Mecdelli Meryem veya Magdalalı Meryem’e adanarak Pierre-Alexandre Vignon tarafından tasarlanmış kilise, sütunlarla çevrili bir Roma tapınağını andırıyor. Magdalalı Meryem, Markos ve Yuhanna İncillerine göre, öldükten ve gömüldükten sonra dirilen İsa’yı ilk gören kişiymiş.

Ordusunun büyüklüğünü ortaya koyan bir zafer tapınağı yapılmasını isteyen Napoléon, daha sonra bu isteğini 1806-1808 yılında yapılan Zafer Takı ile yerine getirmiş. 1816 yılında yönetimi yeniden ele geçiren Bourbon Hanedanı da yapılan bu tapınağı Hıristiyan kilisesine dönüştürmüş.

Meydanın ortasında iki çeşme ve bir dikitaş bulunuyor. Çeşmeler Jacques Ignace Hittorff tarafından tasarlanmış ve 1840 yılında Kral Louis-Philippe’nin  hükümdarlığı zamanında tamamlanmış. Meydanın güneyindeki çeşme(Fontaine des Mers) deniz ticaretini ve Fransa’nın sanayisini, kuzeydeki çeşme(Patio du Crillon) ise nehirlerdeki ticaret ve gemilerin seyrini temsilen yapılmış.

Ortadaki El Uksur Dikilitaş’ı ise (Fransızcası: Obélisque de Louxor) 23 metre uzunluğunda yapılmış olan Mısır dikilitaşı. 1829 yılına kadar Mısır’daki Luksor Tapınağı’nın 2 adet dikilitaş bulunuyormuş. Kavalalı Mehmet Ali Paşa, 3300 yıllık dikilitaştan birini hediye olarak Fransa’ya göndermek istenmiş. 1832 yılının Ağustos ayında Fransız gemisi İskenderiye’ye gelip dikilitaşı alarak 1833 yılında Paris’e getirmiş ve 3 yıl sonra Kral Louis Philippe tarafından Concorde Meydanı’ndaki yerine yerleştirilmiş. Orjinalinde dikilitaşın üzerinde piramit bulunuyormuş ancak 6. yüzyılda çalındığı düşünülüyor. 1998 yılında Fransa tarafından piramit yeniden yapılarak dikilitaşa eklenmiş.

Obélisque de Louxor
Obélisque de Louxor

Meydanın güney cephesinde ise Fransa Ulusal Meclisi (Fransızca: Assemblée Nationale) bulunuyor. Binanın diğer adı Bourbon Sarayı’ymış.

Meydanın diğer bir önemi ise eskiden burada idamlar yapılıyor. Maria Antoinette de burada idam edilmiş.

Ulaşım : 1,8 ve 12 nolu metro hatlarının Concorde durağında inerek meydana ulaşabilirsiniz.

Fransa Ulusal Meclisi’nden sağa dönüp Sen Nehri boyunca ilerlediğinizde Invalides RER durağına geleceksiniz. Buradan Versay Sarayı’na giden hızlı trenlere binebilirsiniz.

Versay Sarayı(Fransızcası: Le château de Versailles)

Paris’in yaklaşık 45 dakika uzağındaki Versay Sarayı tarihi bir Fransız şatosu. Sarayın ilk binasının yapımına 1661’de başlanmış, daha sonra değişik zamanlarda genişletilmiş.

Versay Sarayı'nın Girişi
Versay Sarayı’nın Girişi

Saray, günümüzde müze olarak kullanılıyor. Sarayın yapımında tuvalet veya banyo düşünülmemiş, sebebi ise asillik anlayışında asillerin istediği yere tuvaletlerini yapabileceklerinin olması. O yüzden Avrupa’da yaygın olarak Versay Sarayı’nın ağır bir kokusu olduğu söylenirmiş. 1768 yılına kadar da saraya tuvalet yapılmamış. 1789 yılında Fransız Devrimi’nden sonra sarayda 9 tane tuvalet varmış ve bunlar sadece kral ve yakın aile üyelerine aitmiş. Sarayın geri kalan çalışanları lazımlık kullandığından, pis kokular tüm sarayı sararmış. Yasaklanmış olmasına rağmen lazımlıklar genellikle çalışanlar tarafından oda pencerelerinden dışarı boşaltılırmış.

Versay Sarayı
Versay Sarayı

Sarayın en meşhur yeri Aynalar Galerisi(Fransızcası : La galerie des Glaces).73 metre duvar uzunluğu boyunca kullanılan 357 ayna sayesinde pencereli duvar kadar aynaların kaplı olduğu duvarın da aydınlık olması sağlanmış. Salonun tavanındaki resimler Le Brun’un eseri. 1782’de ABD ile İngiltere arasında imzalanan anlaşma ve I. Dünya Savaşı sonunda, mağlup Almanya ile müttefikler arasındaki anlaşma bu salonda imzalanmış.

Aynalar Galerisi
Aynalar Galerisi

Versay Sarayı’na gitmeden önce internetten bileti alarak kuyruğa girmenize gerek kalmadan sarayı hemen gezmeye başlayabilirsiniz. Özellikle yaz aylarında çok uzun kuyruk oluyor. İnternet sitesindeki Purchase tickets bölümünden gün ve bilet türünü seçerek kişi adediyle birlikte biletinizi hemen alabilirsiniz. Bilet türü olarak Pasaport ile sarayı ve sarayın bahçesindeki tüm binaları gezebiliyorsunuz. Palace ise sarayı gezmenize olanak sağlıyor.

Sarayı gezdikten sonra hava güzelse mutlaka ama mutlaka sarayın bahçesini gezmenizi tavsiye ederim. Bahçeye giriş eğer açıkhava konseri yoksa ücretsiz. Bahçe çok büyük olduğundan sarayın sağ tarafında kişi başı 7.50 Euro’ya satın alabileceğiniz Les Petits Trains ile yürümeden bahçeyi gezebilirsiniz. Bahçede birçok durak var. Buralarda inip binaları gezip, gelen bir sonraki trenle bahçenin diğer bölümlerini gezebilirsiniz.

Versay Sarayı'nın Bahçesi
Versay Sarayı’nın Bahçesi

Les Petits Trains’in saatlerine ulaşmak için lütfen tıklayın. Sitedeki Horaires bölümünden saatlere ulaşabilirsiniz.

Versay Sarayı'nın Bahçesi ve sağda Les Petit Trains
Versay Sarayı’nın Bahçesi ve sağda Les Petits Trains

Versay Sarayı’nın internet sitesine ulaşmak ve bilet almak için lütfen tıklayın.

Sarayı ve bahçesini çok detaylı olmadan gezmeniz yaklaşık 3 saatinizi alacaktır.

Ulaşım : RER(Fransızca açılımı : Réseau Express Régional) adındaki uzak mesafelere giden hızlı trenlerle yaklaşık 45 dakika süren bir yolculukla Versay’a ulaşabilirsiniz. Versay Sarayı’na en yakın olan durak Versailles – Château – Rive-Gauche durağıdır. Sarı renkli RER C hattı Versay’a gidiyor. Burada önemli olan C hattı Versailles Chantiers durağına da gidiyor. Eğer bu durakta inerseniz yaklaşık 20 dakika yürümek zorunda kalırsınız. O yüzden RER’in mutlaka Versailles – Château – Rive-Gauche durağına gittiğine emin olun. Invalides durağından RER’e binebilirsiniz. 8 ve 13 nolu metro hatları Invalides durağından geçiyor. Bunun dışında sarı renkli RER hattının geçtiği duraklara haritadan ulaşabilirsiniz.

RER haritasına ulaşmak için lütfen tıklayın. RER haritasına göre C5 yazan hat Versay Sarayı’na gidiyor.

Versailles – Château – Rive-Gauche durağında indikten sonra sağa dönüp ilerleyin. Karşınıza çıkacak dört yoldan sola dönerek yürüdüğünüzde sarayın girişine ulaşacaksınız.

Pont de l’Alma (Alma Köprüsü)

RER’le Paris’e geri döndüğümüzde saat 3’e geliyordu. Pont de l’Alma durağında indik. 20 Eylül 1854’te, Kırım Savaşı sırasında Ruslar’a karşı başarı elde eden İngiliz-Fransız ittifakı olan Alma Ordusu’nun zaferini kutlamak için yapılmaya başlanmış. 1856’ta tamamlanan köprü Napolyon Bonapart(3.Napolyon) tarafından açılmış. Köprünün girişinde 1986 yılında New York’taki Özgürlük Heykeli’nin elinde duran ateşin kopyası konulmuş. Bu anıt 1997’den beri Diana’nın resmi olmayan anıtı olarak ziyaret ediliyor. Alma Köprüsü’nün popüler olmasının nedeni, Lady Diana’nın 31 Ağustos 1997 tarihinde sevgilisi Dodi Fayed’le birlikte kaza geçirdikleri tünelin köprünün hemen yanında olması.

Ulaşım : RER’in dışında metroyla da 9 nolu hattın Alma – Marceau durağında inerek köprüye ulaşabilirsiniz.

Orsay Müzesi(Musée d’Orsay)

Müze 1898 – 1900 yılları arasında inşa edilmiş eski bir tren garıymış. 1986 yılında Müze olarak açılmış. Şu anda çoğunlukla Fransız sanatına ait, 1848-1915 yıllarında arasında yapılan heykel, resim, mobilya ve fotoğraflar bulunuyor. Müzede daha Türkiye’de de sergisi yapılmış olan Monet, Degas, Renoir, Cezanne gibi ressamların eserleri bulunuyor. Özellikle yaz aylarında bilet kuyruğu çok oluyor.

Orsay Müzesinin internet sitesine ulaşmak için lütfen tıklayın.

Ulaşım : 12 nolu hattın geçtiği Solférino metro durağında inerek de ulaşabilirsiniz. Ayrıca RER C hattının Musée d’Orsay durağı da müzenin hemen önünde. Köprüden Sen Nehri boyunca yürüyerek 1.7 km yürüyerek de müzeye ulaşabilirsiniz.

Pont Des Arts(Sanat Köprüsü)

Orsay Müzesi’ni sırtınızı verdiğinizde sağa doğru 850 metre yürüdüğünüzde 3. köprü Pont Des Arts’a ulaşacaksınız. 1981-1984 yılları arasında yapılmış Sen Nehri üzerindeki küçük bir köprü. Köprünün önemi, 2008 yılından beri aşıkların korkuluklarına kilit takıp anahtarı nehire atmaya başlaması. Hatta öyle ki korkuluklarda çok az boş yer kalmış durumdaydı ancak belediye ağırlıktan dolayı köprünün yıkılma tehlikesi olduğundan kilitleri kaldırmış.

Pont Des Arts

Pont Des Arts

Pont Des Arts
Pont Des Arts

Ulaşım : 7 nolu metro hattının Pont Neuf durağında inerek köprüye ulaşabilirsiniz.

Louvre Müzesi(Fransızcası: Musée du Louvre)

Sanat Köprüsü’nden geçip sola dönüp 350 metre yürüdüğünüzde sağda bentler göreceksiniz. Buradan içeri girdiğinizde büyük bir meydan karşınıza çıkacak. Bu büyük meydan Louvre Müzesi’nin olduğu Place du Carrousel(Atlıkarınca Meydanı). Meydanda Louvre Müzesi ve Napoleon’un aynı yıl zaferini simgelemesi için dizayn ettirdiği Zafer Takı’ların diğeri(Fransızca adı: Arc de Triomphe du Carrousel) yer alıyor. Arc de Triomphe de l’Étoile’in yarısı boyutunda olan bu anıt 1806-1808 yılları arasında inşa edilmiş.

Meydandaki diğer yapı olan Louvre Müzesi, 1793 yılında Fransa’da açılan ilk devlet müzesi ve dünyada en çok ziyaret edilen sanat müzesi ünvanını taşıyor. Leonardo Da Vinci’nin ünlü resmi Mona Lisa Louvre Müzesi’nde. Müzedeki her tabloyu ve heykeli incelerseniz toplamda 3 günde gezilebiliyormuş. Bu nedenle de 1,2 veya 3 günlük bilet alınabiliyor. Müzeye giriş meydandaki piramitin altından yapılıyor.

Louvre Müzesi
Louvre Müzesi

Louvre Müzesi’nin planına ulaşmak için lütfen tıklayın.

Louvre Müzesi’nin internet sayfasına ulaşmak için lütfen tıklayın.

Ulaşım : 1 ve 7 nolu metro hattının Palais Royal – Musée du Louvre durağında inerek ulaşabilirsiniz.

Carrousel du Louvre Alışveriş Merkezi ve Benlux Mağazası

İçerisinde tanınmış birkaç mağaza ve Apple Store’un olduğu, ayrıca Da Vinci Şifresi filminde gösterilen ters piramitin olduğu Carrousel du Louvre Alışveriş Merkezi’ni Louvre Müzesi’ne gittiğinizde gezebilirsiniz. Alışveriş merkezinin girişi Louvre Müzesi’nden çıktığınızda sağa dönüp bentleri geçtiğinizde ya da Palais Royal – Musée du Louvre metro durağından çıktığınızda bentlerin altından geçmeden önceki tek yönlü caddeden (Rue de Rivoli) giriş yapabilirsiniz. Kapısında kırmızı renkli üzerinde alışveriş merkezinin adı yazıyor. Alışveriş merkezinin tam karşısında Benlux mağazası bulunuyor. Free shop fiyatlarında kozmetik malzemeleri satan bir yer, özellikle bayramlarda çok fazla sayıda Türk gittiğinden Türk çalışanlar da oluyor. Fiyatlarını mutlaka kıyaslamanızı tavsiye ederim. Türkiye’ye kıyasla fiyatı daha pahalı olan ürünler var.

Ulaşım : 1 ve 7 nolu metro hattının Palais Royal – Musée du Louvre durağında inerek ulaşabilirsiniz.

 

La Pyramide Inversee
La Pyramide Inversee

Saint Sulpice Kilisesi(Fransızcası : Église Saint-Sulpice)

Katolik kilisesi olan Aziz Sulpice, 17.yüzyılda yapımı tamamlanan, Paris’te Notre Dame Katedrali’nden sonra en büyük kilise. 113 metre uzunluğunda, 58 metre genişliğinde ve 34 metre yüksekliğinde. Kiliseye giriş ücretsiz.

Saint Sulpice Kilisesi
Saint Sulpice Kilisesi
Gül Çizgisi
Gül Çizgisi

Kilisenin meşhur olmasındaki en önemli etken Da Vinci Şifresi filminde geçen gül çizgisinin Saint Sulpice Kilisesi’nden geçmesi. 1727 yılında dönemin kilise rahibi Jean-Baptiste Languet de Gergy, ekinoks ve Paskalya zamanını tespit edebilmek içim kiliseye bir güneş saati kadranı(gnomon) yapılmasını istemiş. Gnomon, güneş saatinde gölgeyi tabana aktaran kısımdır. 1743 yılında pirinçten yapılmış meridyen çizgisiyle, 10 metre yüksekliğinde üzerinde haç olan beyaz mermer bir dikilitaş inşa edilmiş.

Haç şeklindeki kilisenin güney penceresi bir lens vazifesi görecek şekilde yapılmış. Böylece güneş ışığı içeriye girerek pirinç çizgiye isabet edebiliyor. 21 Aralık’ta, güneş ışığı pirinç çizginin üzerinde dikilitaşa vuruyor. 21 Mart ve 21 Eylül’de ise güneş ışığı, mihrabın yakınında yerdeki oval bakır tabakaya isabet ediyor. Ayrıca bu çizgi, Dan Brown’un Da Vinci Şifresi kitabında geçen Gül Çizgisi. Paris’ten geçen bu çizginin dünyadaki ilk başlangıç meridyeni olduğuna dair inanış var.

Ulaşım : 4 nolu metro hattının Saint Sulpice durağında inerek kiliseye ulaşabilirsiniz. Metrodan çıktığınızdaÉglise St Sulpice yazan tabelaları takip ederek kiliseye ulaşabilirsiniz.

4.gün

4.günümüzde Belçika’nın Brugge ve Brüksel şehirlerini gezmek için araba kiraladık. Paris’te araç kiralamayla ilgili bilgi almak ve Brugge’le ilgili yazıma ulaşmak için lütfen tıklayın.

Brüksel şehir rehberine ulaşmak için lütfen tıklayın.

5. gün

Notre Dame Katedrali (Fransızcası: Cathédrale Notre Dame de Paris)

Fransız gotik mimarisinin en güzide örneği olarak bilinen Notre Dame, ayrıca ilk gotik katedrallerden biri. Heykellerin ve işlemeli camların ortaçağ Roma mimari üslubundan sonra pek görülmemiş bir dünyevilik içermesi, natüralizm akımının eserlerdeki ağır etkisi sebebiyledir. Turistler açısından popüler bir yer olmasının yanı sıra, halen bir Roma Katolik katedrali olarak kullanılıyor ve Paris başpiskoposluğuna ev sahipliği yapıyor.

19. yüzyıl başlarında Paris şehir planlamacıları katedralin bakımsızlığından ötürü katedrali yıktırmak istemişler. Fransız yazar Victor Hugo, halkın ilgisini çekmek için Notre Dame’ın Kamburu adlı romanını yazmış ve katedralin kurtarılması için kampanya başlatılmasını sağlayarak katedralin yenilenmesinde büyük rol oynamış.

Notre Dame Katedrali
Notre Dame Katedrali
Günah Çıkarma Odaları
Günah Çıkarma Odaları

Ulaşım : 4 nolu metro hatttının Cite durağında inerek katedrale ulaşabilirsiniz.

Sacré-Cœur Bazilikası* (Türkçesi: Kutsal Kalp Bazilikası, Fransızcası: Basilique du Sacré-Cœur)

1875-1914 yılları arasında inşa edilmiştir. Sacré-Cœur, Paris’in en yüksek tepesinde yer alıyor. 23 Temmuz 1874 tarihinde, Fransa-Prusya Savaşı sırasında hayatlarını kaybeden Fransızlar anısına, Fransız Ulusal Meclisinin sunduğu bir kânun ile inşaatına karar verilmiş. İnşaat maliyetinin tamamına yakını Fransız halkı tarafından karşılanmış. Sacré-Cœur hac yeri olduğu için, dünyanın her yerinden hacı olmak isteyen Hristiyanlar tarafından ziyaret ediliyor. Girişi ücretsiz.

Bazilikanın önündeki merdivenlerde insanlar oturup Paris manzarasını izliyor, bu nedenle çok kalabalık oluyor. Ayrıca bol bol çeşitli gösteriler yapan insanlar da göreceksiniz.

* Bazilika : Ortasında uzun ve yüksek bir koridor, yan kısımlarında ise alçak iki koridoru bulunan, oturma düzeni haç şeklinde olmayan yapılardır. Ortası yüksek, yanları alçak olmak üzere üç uzun koridordan oluştuğu için çatısı genelde kubbesiz, yumurta biçimlidir.

Sacré-Cœur Bazilikası
Sacré-Cœur Bazilikası
Füniküler
Füniküler
Sacré-Cœur Bazilikası
Sacré-Cœur Bazilikası
Sacré-Cœur'den Paris Manzarası
Sacré-Cœur’den Paris Manzarası

Ulaşım : 2 nolu metro hattının Anvers istasyonunda inip Sacré-Cœur tabelalarını takip ederek bazilikanın merdivenlerine ulaşabilirsiniz. İki alternatifiniz var. Biri bu merdivenleri çıkmak, diğeri ise merdivenlerin solundaki füniküler hattına binerek yukarı çıkmak. İnerken bence fünikülere binmenize gerek yok ama çıkarken kullanmanızı tavsiye ederim.

Ressamlar Tepesi(Fransızcası : Place du Tertre)

Sacré-Cœur’e bakarken solundaki sokaktan içeri girip ilk sokaktan sola dönüp ilerleyin. Yol bitiminden tekrar sola dönüp sağdaki 2. sokaktan döndüğünüzde Ressamlar Tepesi’ne ulaşacaksınız. Birçok dünyaca ünlü sanatçının burada stüdyoları bulunuyormuş. Burada çalışmış ressamlardan bazıları Pablo Picasso, Salvador Dali, Claude Monet, Vincent van Gogh.

Ressamlar Tepesi
Ressamlar Tepesi

Moulin Rouge

Paris’in ünlü kabaresi Moulin Rouge(Kırmızı Değirmen) Sacré-Cœur’e yakın bir yerde. Sacré-Cœur’den aşağıya inip, Anvers metro durağının olduğu caddeye çıkınca sağa dönüp 900 metre yürüyerek Moulin Rouge’a ulaşabilirsiniz. Ya da 2 nolu metro hattının Blanche durağında inerek ulaşabilirsiniz.

Moulin Rouge
Moulin Rouge

Moulin Rouge’un internet sitesine ulaşmak için lütfen tıklayın.

Paris Opera Binası (Fransızcası : Opéra Garnier)
14 Ocak 1858 tarihinde İtalyan anarşistler tarafından III. Napolyon’a suikast girişiminde bulunulmuş, Napolyon ve eşi yara almadan kurtulmuş. Olayın ertesi günü Napolyon, suikast girişiminin olduğu yer olan eski opera binasının olduğu yere yeni bir opera binası yapılması emrini vermiş. İnşaat için mimar seçme amacıyla, 29 Aralık 1860 tarihinde bir yarışma başlatılmış ve yarışmayı 30 Mayıs 1861 tarihinde 36 yaşındaki Charles Garnier ismindeki genç mimar kazanmış. Bu inşaat mimarın ilk işiymiş.
Opera Binası
Opera Binası

Üzerinde Beethoven, Mozart gibi ünlü müzisyenlerin heykellerin olduğu bina, orta büyüklükteki bir meydanda yer alıyor. Fransızlar tarafından Opéra Garnier(Garnier Operası) olarak adlandırılıyor. Opera binasının çaprazında Apple Store var.

Ulaşım : 3, 7 ve 8 nolu metro hatlarının Opéra durağında inerek Paris Opera Binası’na ulaşabilirsiniz.

Galeries Lafayette

1893 yılında La Fayette ile Chaussée d’Antin sokaklarının köşesindeki küçük tuhafiye dükkanının içine Théophile Bader ve kuzeni Alphonse Kahn moda mağazası açmış. 1896 yılında ise tüm binayı satın alarak Fransa’nın en ünlü mağazasını kurmuşlar. Bilinenin aksine Galeries Lafayette’nin Dodi Fayed’le bir ilgisi yok.

Galeries Lafayatte
Galeries Lafayatte
Galeries Lafayatte
Galeries Lafayatte
Galeries Lafayatte
Galeries Lafayatte

Lüks markaların ürünlerini satan Galeries Lafayette’yi mutlaka görmenizi tavsiye ederim.

Ulaşım : 7 ve 9 nolu metro hatlarının Chaussée d’Antin – La Fayette durağında inerek ulaşabilirsiniz.

La Défense

Tarih içerisinde gezdikten sonra yeni Paris’i görmek isterseniz La Défense gitmenizi tavsiye ederim. Aslında burada yapılabilecek şeyler sınırlı. Ama hep tarihte gezerken bir anda gökdelenlerin içinde olmak ve oradan tarihi binalara uzaktan bakmak çok keyifli. Burada Les Quatre Temps(4 Mevsim) adında bir alışveriş merkezi var. İçinde Apple Store olan orta büyüklükte bir alışveriş merkezi.

Grande Arch
Grande Arche

Les Quatre Temps Alışveriş Merkezi’nin internet sitesine ulaşmak için lütfen tıklayın.

La Défense’te Grande Arche(Büyük Takı) 20. yüzyılın Zafer Takı olması için 1985-1989 yılları arasında yapılmış. 108 metre genişliğinde, 110 metre uzunluğunda ve 112 metre derinliğindedir. Ücretli olarak Grande Arche’ın çatısına çıkılabiliyor. Bilet fiyatlarına ulaşmak için lütfen tıklayın.

Ulaşım : 1 nolu metro hattının La Défense durağında inerek ulaşabilirsiniz.

Paris’te Nerede Yenir?

Aslında Fransız mutfağı çok zengin ama ben pek sevmiyorum. O yüzden size tavsiye edeceğim yerler İtalyan restaurantları.

Pizza Roma

Montparnasse’ta, Gare Montparnasse’ın hemen yanındaki Avenue du Maine üzerinde yer alıyor. Pizzaları çok güzeldi, tavsiye ederim.

İnternet sitesindeki Notre Cuisine bölümünden menüsüne ulaşabilirsiniz. İnternet sitesine ulaşmak için lütfen tıklayın.

  • Pizza Colisea : 13,50 Euro
  • Pizza Vegertarien : 14 Euro
  • Pizza Margherita : 12,20 Euro
  • Peroni 25 cl(Bira) : 4,90 Euro
  • Coca Cola : 4,50 Euro

Vapiano

Türkiye’de de olan Vapiano’nun La Défense’taki yerine gittik. Grande Arche’ın hemen yanında yer alıyor. Self servis hizmet veriyor. Pizza ya da makarna yiyebiliyorsunuz. Makarnalarını da kendileri imal ediyorlar, mutfağını görebiliyorsunuz. Biz gittiğimizde çok kalabalıktı, o yüzden çok uzun süre sırada bekledik ama yemeklerin lezzeti güzeldi.

  • Pizza Prosciutto e Funghi : 10,90 Euro
  • Pasta Arrabbiata : 8,90 Euro
  • Pizza Toscana : 11,90 Euro
  • Pizza Pesto con Spinaci : 8,90 Euro
  • Krombacher(Bira) : 3 Euro
  • Coca Cola : 3,50 Euro

Tüm pizza çeşitlerine ve malzemelerine internet sitesinden ulaşabilirsiniz. İnternet sitesi için lütfen tıklayın.

Amorino

Montparnasse Kulesi’yle Lafayette’nin arasına geldiğinizde sağdaki sokaktan(Boulevard Edgar Quinet). Sağdaki ikinci sokağın köşesinde çok güzel makaronlar ve dondurma yapan bir İtalyan dondurmacısı var. Eğer yolunuz düşerse burada dondurma yemenizi tavsiye ederim. Makaronları da çok güzeldi.

Amorino
Amorino

Le George V

Akşam Şanzelize’ye gidip birşeyler içmek istedik. Gece 10’da metroya binip 1 nolu metro hattının üzerinde bulunan George V istasyonunun hemen yanında Le George V adındaki bar’a gittik. Ortalama bir yerdi, atmosfer olarak güzeldi.

  • Kırmızı Şarap : 6 Euro
  • Bira : 7 Euro
Şarap ve Biramız
Şarap ve Biramız
Le George V
Le George V

Yemek Yememeniz Gereken Yerler

Gittiğim ama beğenmediğim yerleri de paylaşmak istedim.

L’Etoile 1903

Zafer Takı’ya çıkan caddelerden biri olan Avenue de Wagram üzerinde yer alıyor. Burada yediğim tavuktan ben ve arkadaşım zehirlendik. O yüzden kesinlikle burada yemek yememenizi tavsiye ederim. Şikayetimi Trip Advisor’daki sayfasına yazdım.

Zehirlendiğim Tavuk- Supréme de poulet a l'ancienne
Zehirlendiğim Tavuk- Supréme de poulet a l’ancienne

L’Atlantique

Gare Montparnasse’ın çıkış kapısının hemen karşısında bir café var. Burada hem yemekler kötü ve pahalı, hem de hizmet kötüydü. Buraya gitmenizi tavsiye etmiyorum.

Yeni eklenecek şehirlerle ilgili anında bilgi sahibi olmak için hemen Facebook ve Twitter hesaplarımı takip etmeye başlayın.

Yazımla ilgili yorumlarınızı bekliyorum.

İyi seyahatler :)

“Paris” üzerine 15 düşünce

  1. merhabalar yazınız çok açıklayıcı olmuş giderken yanıma alacağım çıktısını özellikle nereye nasıl gidilir kısmı la vella village outlete nasıl gidlir onu soracaktım size rer adı verilen trenle gidiliyormuş araştırdığıma göre şanzelizede kalacağımız otel rer trenlerine buradan nasıl ulaşabiliriz fikriniz var mı birde ben havaalanından otele gitmek için paris dolmuşu diye birşey ayarladım 3 yetişkin 1 bebek gidiş dönüş 140 euro ya götürüyor taksi daha mı avantajlı olurdu bilemedim siz ne kadara gittiniz taksiyle otelinize bebeğimiz var birde yardımcı olursanız çok sevinirim

    1. Merhaba,

      La Vallée Village’e gitmediğim için bilemiyorum maalesef ama siz yazdıktan sonra haritadan baktığımda Châtelet – Les Halles durağından geçen RER treni gidiyor gibi gördüm. Bir de Outlet’in internet sitesinde bir otobüsten bahsediyor, http://www.lavalleevillage.com/en/your-visit/getting-here#shopping-express sayfasından bilgi alabilirsiniz.

      Biz Charles de Gaulle Havaalanı’ndan Montparnasse’taki otelimize tek yön için 60 Euro ödemiştik geçen yıl gittiğimizde.

      İyi seyahatler dilerim.

  2. Merhabalar öncelikle rehberliğinizden dolayı teşekkür ederim.21 haziran günü paristen lens şehrine gitmek istiyorum. gidiş 18 civarı dönüş 24.00 de olacak. Sizce nasıl gidersek daha makul olur? taksi / otobus / araç kiralama /tren (3. kişiyiz)

    1. Merhaba,

      Lens şehrine gitmediğim için sizi yanlış yönlendirmek istemem. İnternetten baktığımda Lens’e trenler olduğunu gördüm. Toplu taşıma dışında biz araç kiralayıp Brugge ve Brüksel’e gitmiştik. Yollar çok güzel, navigasyonunuz varsa rahatlıkla ulaşım sağlayabilirsiniz. Sadece Paris’ten arabayla çıkmak trafik ışıklarından dolayı biraz uzun sürüyor. O yüzden seyahatinizde trafik hariç yarım saati şehir çıkışta göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim. Ayrıca kiralama şirketinin 24’e kadar açık olduğunu teyid etmenizi tavsiye ederim. Biz Montparnasse’taki Hertz’ten araç kiralamıştık, onlar 24 saat anahtar teslimini kabul ediyorlardı.

      Şimdiden iyi seyahatler dilerim. :)

  3. Tesekürler aciklayici yazmisiniz 14 Nisanda arabamizla Almanyadan ailecek gidecegiz.Otopark sorunu olacak Paris icinde Metro ulasimi akillica..

  4. Merhaba. Yazınızdaki bilgiler super. Elinize sağlık. Her yurtdışı seyahatinden önce sizin gidip gitmediginizi kontrol ediyorum. Parise ilk defa gideceğim. Güvenli kalabileceğimiz,
    yürüyerek de gezebileceğiniz bölge hangisi ve hangi metro line yakın olmalıyız?

    1. Merhaba,

      Çok teşekkürler güzel yorumunuz için :)
      Champs Elysees caddesine yakın bir otel merkezi olacaktır ancak biz iki gidişimizde de Montparnasse’ta kaldık, oradan da memnun kaldık ancak her yere metro ile gitmeniz gerekiyor gerçi Paris büyük bir şehir. Mecburen metro kullanılıyor ama Champs Elysees caddesi yakınında(çok yukarı kısımlarına çıkmadan) kalırsanız yürüyerek de birçok yeri gezebilirsiniz.

      Şimdiden iyi seyahatler.

  5. Bende Paris’e gitmeden önce araştırmalardayım gün gün yazılmasıda yazınızın akıcılığını sağlamış doyumsuz bir yazı oldu benim içinde ellerinize sağlık hocam.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yurtdışını kendim gezerim diyenlerin sitesi!

Yukarı Çık